PostHeaderIcon İslamiyet Öncesi Dünyanın Genel Durumu

İSLAMİYET ÖNCESİ DÜNYANIN GENEL DURUMU:

İslamiyetin meydana getirdiği değişimi anlayabilmek için, İslamiyetten önceki dünyanın genel durumunu bilmek gerekir. Bunun için Asya, Avrupa, Afrika kıtalarındaki ve İslam dininin ortaya çıktığı Arabistan bölgesindeki yaşam biçimleri, devlet yapıları ve dinî düşünceler incelenmelidir.

a. Avrupa:

Avrupa, Kavimler Göçü'nün etkisiyle büyük karışıklıklar içindeydi. Fransa'da, Vizigotlarla Franklar arasındaki savaşlarda binlerce insan ölmüştü. İspanya ve Güney Fransa'da taht kavgaları hüküm sürmekteydi. İngiltere'yi Anglo Saksonlar istila etmişti. Bu istilalarda binlerce insan öldürülmüştü. Gotların, Vandalların ve Germenlerin sürekli akınları yüzünden, Avrupa âdeta bir harabe halindeydi.

Aynı dönemde Macaristan'da devlet kuran Avarlar, Doğu Roma'yla ve barbar kavimlerle mücadele içerisindeydi.

Avrupalıların büyük çoğunluğu Hristiyandı.Gözlem ve deneyi reddeden skolastik düşüncenin etkisi ile bilim ve düşünce sınırlandırılmıştı. Kilise farklı anlayışları ortadan kaldırmaya çalışmıştı. Azınlık durumundaki Yahudilere ve farklı inanç sahiplerine ağır baskılar yapılmıştı Halk, toplumsal sınıflara bölünmüştü. Geniş halk kitleleri kilise ve toprak sahiplerinin baskısı altında bulunmaktaydı.

b. Afrika:

İslamiyetin doğuşu sırasında Afrika'nın siyasi bakımdan önemli olan bölgeleri, Kuzey Afrika ile Habeşistan'dı. Afrika'nın kuzey kısımları Doğu Roma'nın egemenliğindeydi. Doğu Roma-Sasani rekabeti yüzünden Mısır halkı sürekli baskı altında tutulmuştu. Habeşistan'da ise Habeş Krallığı vardı. Hristiyanlık, bu ülkede IV.yüzyıldan itibaren yayılmaya başlamış ve İmparator Ezana da 320 yılında Hristiyanlığı kabul etmişti. Hristiyanlık, İmparatorluğun resmî dini olmasına rağmen yerli halkın bir kısmı eski dinleri olan putperestliği sürdürmüştür.

c. Asya:

Doğu Roma: Kavimler Göçü'nden sonra Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı Roma olmak üzere ikiye ayrılmıştı (395). Doğu Roma İmparatorluğumun başkenti İstanbul'du.

VI. yüzyılda Justinianos Döneminde en parlak devrini yaşayan Doğu Roma'nın sınırları, doğuda Kafkaslardan batıda Batı Akdeniz havzasına, kuzeyde Balkanlardan güneyde Mısır ve Kuzey Afrika kıyılarına kadar uzanıyordu. İslamiyetin doğuşu sırasında, Doğu Roma'da Herakleios (Herakliyus) sülalesi iktidardaydı. Doğu Roma İmparatorluğu batıda Avar ve Slavlarla, doğuda ise Sasanilerle mücadele hâlindeydi. Doğu Roma'da halk, sosyal sınıflara ayrılmıştı. Halkın çoğunluğu Kilise ile toprak sahiplerinin etkisi altında yaşıyorlardı. Doğu Roma, İslamiyetin doğuşu esnasında en güçlü Hristiyan devleti idi.

Sasaniler:

Ön Asya'da, Doğu Roma'dan sonra en güçlü devletti. İslamiyetin doğuşu sırasında Sasaniler, Doğu Roma'yla yaptıkları mücadeleler ve kendi içindeki taht kavgaları sonucu iyice zayıflamıştı Halk, savaş ve iç karışıklıklar sonucu sıkıntı içerisindeydi. İran'da esası ateşe tapıcılıkolan Zerdüştlük dini egemendi.

Kök Türkler:

Orta Asya'nın en güçlü devletini kuran Kök Türkler, 582 yılında ikiye bölünmüştü. İslamiyetin doğuşu sırasında Doğu ve Batı Kök Türk devletleri olarak, siyasi varlıklarını sürdürmekteydiler Türklerle Araplar arasındaki ilişkiler Cahiliye Dönemi adı verilen İslam öncesi döneme kadar uzanıyordu. Türkler ve Araplar, Sasani ordusunda görev almış ve ipek yolu üzerinde yaptıkları ticari faaliyetlerle birbirleriyle karşılaşmışlardı. Türk-Arap ilişkilerine ait ilk bilgiler, cahiliye şiiri olarak bilinen edebi ürünlerde ve Hz. Muhammed'in bazı sözlerinde görülmüştür Halk arasında çağdaşı olan diğer toplumlardan farklı olarak kölelik anlayışı ve sosyal sınıf farklılığı yoktu. Kök Türkler, Gök Tanrı dinine inanıyorlardı. Kök Türk hanedanları arasında Budizmi benimseyenler de vardı .

Hindistan:

Hindistan, Asya'nın güneyinde yer alan büyük biryarımadadır Bölgede çeşitli ırk, din ve kültürler var olduğundan siyasi birlik sağlanamamış ve güçlü bir devlet kurulamamıştı Hindistan'da siyasi bir birlik kurulamamasının nedenlerinden biri halkı kesin sınırlarla sosyal sınıflara ayırmış olan Kast sistemidir İslamiyetin doğuşu sırasında Hindistan, siyasi olarak Asya kıtası üzerinde etkin bir devlet konumunda değildi. Hindistan'ın en eski inancı, Veda inanışıdır Bu inanış, tabiata ve tabiat kuvvetlerine tapınma esasına dayanırdı .

Çin:

Çin, Güneydoğu Asya'da yer alan büyük bir ülkedir Eski ve köklü bir medeniyet merkezidir İslamiyetin doğuşu sırasında Çin'de Sui hanedanı egemen durumdaydı. Çinliler Köktürklerle sürekli mücadele içindeydiler Ülke içinde de taht kavgaları vardı Halk, sosyal sınıflara ayrılmıştı.Çin'de görülen iki büyük inanış, Taoizm ve Konfüçyüsçülük inanışlarıdır Bu inançların yanında Çin'de Budizm de yayılmıştı .

Japonya:

Asya'nın doğusunda Büyük Okyanus'ta birçok ada üzerinde kurulmuş olan ülkedir İslamiyetin doğuşu sırasında siyasi bir etkinliği yoktu. Japonlar, Şintoizm inanışına sahiplerdi. Bu din, tabiat kuvvetlerine tapınma esasına dayanmaktadır. Ayrıca Japonya'da Budizm, Taoizm ve Konfüçyüsçülük inanışları da yayılmıştı.

Son Güncelleme (Perşembe, 03 Temmuz 2014 15:06)

 
Üye Girişi
Lütfen Üye Olunuz...



Loading
Türkiye`nin İnanç Merkezleri
Google Dil Çeviri Robotu
Türk ve Dünya Tarihi
Google Grupları
Türk ve Dünya Tarihi grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Site İçi Arama Motoru
Ana Sayfa İslam Tarihi ve Uygarlığı İslamiyet Öncesi Dünyanın Genel Durumu

 

Kaplıca Şifalı Su Çamur Su Water Meslek Dersleri