PostHeaderIcon Hicret ve Medine İslam Devleti

Hicret ve Medine İslam Devleti:

Müslümanlar, Mekke'deki sıkıntı ve işkencelerle dolu hayattan kurtulmak için, Medine'ye birer ikişer göç etmeye başladılar. Kureyşli müşriklerin endişesi büsbütün artmıştı. Çünkü İslamiyetin Arabistan'ın her tarafına yayılması ve Medine gibi Suriye ticaret yolu üzerindeki önemli bir merkezin Müslümanların eline geçmesi Kureyş'in korkulu rüyası idi. Mekkeli müşrikler kesin tedbir almaya ve Hz. Muhammed'i öldürmeye karar verdiler. Bunun için faaliyete geçtilerse de başarılı olamadılar Müşriklerin Müslümanları sindirmeye yönelik tavırları sonucu Hz. Muhammed, Hz. Ebu Bekir'le beraber hicret etmeye karar verdi. Hz. Muhammed'in ve Müslümanların inançları uğruna Medine'ye yaptıkları göç Hicret olarak adlandırılmıştır.Her göç hareketi hicret sayılamaz. Hicret olayı uzun süre üzerinde düşünülmüş, sebep ve sonuçları hesaplanmış bir harekettir. Asla kaçış değildir .

Hicret esnasında müşrikler tarafından gerçekleştirilen takip ve pusu engellerini aşan Hz. Muhammed ve Hz. Ebu Bekir, ilk önce Medine'ye bir saat mesafede olan Küba'ya ulaştılar Burada ilk mescidi inşa ettiren Hz. Muhammed, ilk cuma namazını kıldı, oradan da Medine'ye geldi. Medineliler kendisini sevinç, heyecan, büyük bir iman ve samimiyetle karşıladılar .

Hicretle birlikte İslam devletinin temelleri atıldı. Medine'ye yerleşen Müslümanlar, İslamiyeti kısa sürede Medine dışına yaymaya başladılar Hz. Muhammed bu sırada 53 yaşında idi. Daha önce adı Yesrib olarak anılan bu şehir "Peygamber Şehri" anlamında "Medinetü'n Nebi" adını almış ve daha sonra da kısaca Medine olarak adlandırılmıştır Hicretten sonra Medine'ye göçle gelen Müslümanlara "muhacir", Medine'nin yerlisi olan Müslümanlara da yardım eden anlamında "ensar" denildi. Hz. Muhammed, muhacirle ensarın din kardeşi olduklarını belirterek ensarın mallarını muhacirlerle paylaşmasını sağladı.

 

-Hz. Muhammed (SAV) Dönemi (622-632) :

Hz. Muhammed, İslam Devleti'nin temellerini Medine'de attı. Böylece Hz. Muhammed, Müslümanların hem peygamberi hem İslam ordularının başkomutanı hem de devlet başkanı oldu. İslam Devleti'nin ekonomik temelini de yine Hz. Muhammed tesis etti. İslamiyet, oluşturduğu ekonomik sistemle gelir grupları arasındaki ekonomik dengesizliği ortadan kaldırmayı hedeflemiştir Hz. Muhammed Mekke'den hicrete mecbur edilmiş ve Mekkeli müşrikler tarafından öldürülmek istenmiş olmasına rağmen, Mekke halkına karşı daima iyi hisler besliyordu. Ama müşrikler, Müslümanlara hayat hakkı tanımak istemiyordu. Mekkelilerin bu tutumu Müslümanlar ile Mekkeli müşrikler arasında savaşların yapılmasına neden oldu.

İSLAMDEVLETİ'NİNOLUŞUMUNDAKARDEŞLİĞİNROLÜ

Hz. Muhammed Mekke'den Medine'ye hicret ettiği zaman, orada iki büyük Arap kabilesi yaşıyordu. Bunlardan biri Evs, diğeri Hazrec kabileleri idi. Bu iki kabile Cahiliye Döneminde birbirlerine son derece düşman idiler. Aralarında savaşlar çıkmış, bu savaşlar aralıklarla uzun yıllar devam etmişti. Hz. Muhammed Hicret'ten sonra öncelikle toplumsal barışı oluşturmaya çalıştı. Nitekim Hz. Muhammed'in Medine'de, ensar ve muhacirler arasında tesis etmiş olduğu kardeşlik anlayışı, maddi ve manevi yardımlaşma esasına dayanıyordu. Ensar, muhacir kardeşlerini alıp evlerine götürdüler, mallarına ortak yaptılar. Hz Muhammed'e başvurarak:

-Ya Resulallah! Hurmalıklarımızı muhacir kardeşlerimizle aramızda paylaştır, demişlerdi.

Hz. Muhammed:

-Hayır, öyle olmaz, buyurdu ve hurmalıkların mülkiyetinin kendilerine ait olmasını, muhacirlerin de hurmaların bakımını yaparak çıkacak mahsulü paylaşmalarını istedi. Hicret'le birlikte Medine'de başlayan kardeşlik ve yardımlaşma anlayışı İslam medeniyetinin temelini oluşturmuştur.

Nuri Ünlü, Ana Hatlarıyla İslam Tarihi, s.35'ten özetlenmiştir.

MEDİNE SÖZLEŞMESİ .

Hz. Muhammed'in Medine'ye hicreti öncesinde Medine şehri Mekke'ye oranla her bakımdan geri kalmış bir yerdi. Medine'de putperest, Yahudi ve Hristiyan bulunmaktaydı. Bir süre sonra Hz. Muhammed, Medine'de yaşayanlarla bir sözleşme yaptı. Böylece Hz. Muhammed aynı topraklar üzerinde yaşayan insanların, dinleri, inançları ve idealleri aynı olmasa da uymaları gereken evrensel kuralları bu sözleşmeyle ortaya koymuş oluyordu.

Bu sözleşme, "Medine Sözleşmesi" olarak bilinir.

Tamamı kırk yedi maddeden oluşan Medine Sözleşmesi'nin bazı maddeleri şu şekildedir:

•Diyetlerle fidyelere ait kurallara önceden olduğu gibi bundan sonra da uyulacaktır.

•Museviler din hürriyetine sahip olacaklardır.

•Yahudiler veya Müslümanlar üçüncü bir tarafa karşı savaş ilanına mecbur kalırsa birbirlerine yardım edeceklerdir.

•İki taraf da Kureyşli müşrikleri korumayacaktır.

•Medine'ye karşı bir saldırı olduğu takdirde şehrin korunması için taraflar birlikte hareket edeceklerdir.

•İki taraftan biri bir düşmanla barış yaparsa iki taraf da barış şartlarına uyacaktır.

•Üzerinde ihtilafa düşülen herhangi bir konuda, Allah'ın Resulüne başvurulacaktır.

Yusuf Ziya Yörükân, İslam Tarihi, s. 202-207'den özetlenmiştir.

Son Güncelleme (Çarşamba, 02 Temmuz 2014 15:32)

 
Üye Girişi
Lütfen Üye Olunuz...



Loading
Türkiye`nin İnanç Merkezleri
Google Dil Çeviri Robotu
Türk ve Dünya Tarihi
Google Grupları
Türk ve Dünya Tarihi grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Site İçi Arama Motoru
Ana Sayfa İslam Tarihi ve Uygarlığı Hicret ve Medine İslam Devleti

 

Kaplıca Şifalı Su Çamur Su Water Meslek Dersleri