PostHeaderIcon Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları

Makale İçeriği
Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları
buz adam otzi
edebiyat
nümizmatik ve meskukat
Tüm Sayfalar

TARİHİN FAYDALANDIĞI BİLİM DALLARI

Sosyal bilimler, insanın faaliyetlerini ve bu faaliyetler sonunda ortaya çıkan sonuç ve eserleri açıklamaya çalışır. Öyleyse insan ve insan faaliyetlerini değişik yönleriyle açıklamaya çalışan bilimlerin birbirleriyle ilişki içinde olması zorunludur. Diğer taraftan tarih, ilgi alanı geniş bir bilim dalıdır. Buna paralel olarak tarihe temel teşkil eden kaynaklar da çok çeşitlidir. Bu kaynakları tarih bilimi açısından doğrudan doğruya incelemek, değerlendirmek her zaman mümkün değildir. Bu nedenle tarihçi, bazı belge, bulgu ve bilgilerin açıklanmasında diğer bilim dallarından yararlanır.

1. Coğrafya: Her tarihî olay belli bir coğrafi mekânda meydana gelir. Tarihî olayların oluşumu esnasında iklim, yeryüzü şekilleri, ekonomik faaliyetler, konum vb. coğrafi faktörler etkili olabilmektedir. Bu faktörlerin bilinmesi tarihî olayın tüm yönlerinin aydınlatılmasına büyük ölçüde katkı sağlamaktadır.

SARIKAMIŞ HAREKÂTI:

(22 Aralık 1914) Sarıkamış Harekâtı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti tarafından Rus Çarlığına karşı düzenlenmiş ve Osmanlı Devleti için büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Sarıkamış, Berlin Antlaşması (1878) ile Rusya'ya verilmişti. 1914 yılında Başkomutan Vekili Enver Paşa, Sarıkamış'ı geri almak amacıyla 19 Aralık tarihinde harekât planını kurmaylarına sunmuş ve harekâtın yapılmasına karar vermişti. Harekâta katılan Türk askerlerinin büyük bir kısmı teçhizat yönünden iklim şartlarına karşı hazırlıksızdı. 3. Ordunun 9,10 ve 11. kolorduları, 24 Aralık 1914 günü -39 derece soğukta Sarıkamış Harekâtı'na başladı. Ayrıca, gerilla savaşı yapan Türk çeteleri de Ardahan'a hareket etti. 3. Ordudan bazı kıtalar, 24-25 Aralık gecesi, Sarıkamış'a ulaşmayı başardı. Ancak, Allahü Ekber Dağlan'nı aşarken zor kış şartları sebebiyle gerek sayı gerekse teçhizat yönünden büyük kayıp verdiler. Türk çeteleri de 1915 yılı başında Ardahan'a girdi. Rus Kafkas Ordusu başkumandanı, 3. Ordunun ilerleyişi üzerine, telsiz ve telgraf aracılığıyla müttefiklerine: "Kış şartlarından dolayı Türk ordusu durdurulamıyor. İkinci bir cephe açılarak Türk ordusu bu cepheye yönlendirilmeli. Bu yapılamazsa Bakü petrolleri, Osmanlı-Alman ittifakının eline geçecek ve Hindistan yolu onlara açık bulunacaktır!" haberini gönderiyordu. Her şey Türk ordusunun lehine iken kış şartları 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da ağırlaştı. Kar, yolları kapadı. Çadırlara zarar verdi. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırdı. Türk ordusu soğuk ve salgın hastalıklar nedeniyle büyük kayıplar verdi. Bu harekâtta Ruslar, 32.000 kayıp verdiler. Sarıkamış Harekâtı; düşman kuvvetleri arkadan kuşatmayı hedef alan, başarılı bir plandı. Ancak iklim şartlarının dikkate alınmaması bu planı başarısız kıldı.

2. Arkeoloji:Arkeoloji kazı bilimidir. Özellikle yazılı kaynakların olmadığı dönemlerin aydınlatılması açısından önemlidir. Arkeoloji, yalnızca toprak altındaki buluntuları konu edinen bir bilim dalı değildir. Günümüzde denizaltında yapılan araştırmalar sonucunda da eski uygarlıklar ile ilgili birçok tarihî buluntularelde edilebilmektedir.

YAŞAM ÖTESİNDEN GELEN ZENGİNLİK:

AMİSOS HAZİNESİ 1995 yılında Samsun'da Amisos antik kenti sınırları içinde bir kazı yapıldı. Bu kazılarda yumuşak kaya kitlesinin oyulmasıyla yapılmış, tavanı, tabanı ve duvarları sıvanmış yaklaşık üç metre yüksekliğindeki bir mezar odası bulundu. Bulunan mezar odasının içerisine yerleştirilmiş beş mezar tespit edildi. Bu mezarlardan üçünün kullanıldığı, ikisinin boş olduğu görüldü. Yapılan bilimsel araştırmalardan sonra bu mezarların aile mezarı olduğu anlaşıldı. Birçok mezardan oluşan bu odalarda som altından ziynet eşyaları, çanak, çömlek, cam ve mermerlerden yapılmış arkeolojik eserler bulundu. Yapılan ilk inceleme ve değerlendirmelerde mezarların Pontus Krallığı'nın en üst düzeydeki yöneticilerinden birine ait olduğu tahmin edildi. Odada bulunan diğer mezarların da tahmin edilen kişinin eşine ve kızına ait Amisos kazılarında bulunan altın bir takı olabileceği düşünüldü. Bilim adamları tarafından Amisos mezar odasında bulunan eserlerin MÖ IV. yüzyıl sonu ile MÖ III. yüzyıl başlarına ait olabileceği açıklandı. Altın eserlerden taç, küpe, bilezikler işçiliklerinin güzelliğiyle dikkat çekmektedir.

Günümüzde denizaltı arkeolojisi sayesinde ticaret, sanat, ekonomi, kültür ve ulaşım gibi birçok konuda bilgilere ulaşmak mümkündür.

SULAR ALTINDA SAKLANAN TARİH :

Türkiye'de su altı arkeolojisinin doğması, ekmeğini denizin derinliklerinde arayan gözü pek, cesur, yürekli sünger avcıları sayesinde oldu. 1960 yılında sünger avcısı Kemal Aras'ın, Gelidonya Burnu civarında yaptığı dalışlar sırasında gördüklerini anlatması, ilk su altı kazısını başlattı. Su altı arkeolojisi metodolojisine uygun yapılan kazı çalışması Su altı arkeologlarının işi ilk yıllarda oldukça zordu. Teknoloji elvermediği için dalgıçlar her dalışta ancak yarım saat kazı yapabiliyorlardı. Antik döneme ait bir batığın sonarla tespit edilmesi 1960'lı yıllarda, Bodrum-Yalıkavak'ta gerçekleştirildi. İlk kez 1970'liyıllarda saf oksijen kullanılarak su altında kazı yapma süresi uzatıldı. 1990'lı yıllarda küçük denizaltılar ve uzaktan kumandalı robotlar devreye girdi. Su altı arkeolojisi, şimdilerde tüm dünyanın ilgisini çeken bir çalışma hâline geldi. Her batık, geçmişin üstündeki bilinmezlik perdesini biraz daha araladı. Örneğin, 1025 yılında Marmaris yakınlarındaki Serçe Limanı'nda batan gemi, Orta Çağ İslam cam sanatının bütün inceliklerini gözler önüne serdi. Bu gemiden çıkarılan ve Bodrum su altı Arkeolojisi Müzesi'nde sergilenen eşyalar, dünyanın en zengin antik cam koleksiyonunu oluşturdu. Bu batıktan ayrıca birde satranç takımı gün yüzüne çıkarıldı. Kaş yakınlarında Uluburun'da 1300 yıllarında batan diğer bir gemi ise 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olarak nitelendi. Çeşitli renklerde cam külçeleri, fildişleri, Kenan uygarlığına ait altın madalyonlar ve gümüş bilezikler, Mısır Kraliçesi Nefertiti'nin bilinen tek altın mührü bu batıktan çıkarıldı. Doğu - Batı deniz taşımacılığının en önemli limanlarına sahip olan Anadolu, bugün su altı arkeolojisi bakımından dünyanın en zengin bölgelerindendir. Ancak suların gözlerden gizlediği arkeolojik zenginlikler, kültür turizminden yeteri kadar nasibini alamadı. Kültür Bakanlığı su altı arkeolojisini geliştirmek için yeni bir proje oluşturdu. Bu projeye göre Türkiye'nin, su altı zenginliklerinin envanterleri çıkarılıp, su altı arkeoloji parkları kurularak, buralar yerli ve yabancı meraklıların ziyaretine açılacaktır. Eğer bu proje gerçekleştirilirse Anadolu sahilleri su altı arkeologlarının gözde adreslerinden biri hâline gelerek "Güneş-Kum-Deniz" üçlüsüne birde su altı arkeolojisi eklenecektir. Bakanlık, heyecan veren bu projenin bir an önce hayata geçirilmesi için, Uluslararası Su Altı Arkeoloji Enstitüsü (INA), Türkiye Su Altı Arkeoloji Vakfı (TINA) ve üniversitelerin su altı kulüpleri ile iş birliği yapmaktadır.

Atlas, sayı 102, Eylül 2001, s. 34.



Son Güncelleme (Cuma, 04 Temmuz 2014 13:36)

 
Üye Girişi
Lütfen Üye Olunuz...



Loading
Türkiye`nin İnanç Merkezleri
Google Dil Çeviri Robotu
Türk ve Dünya Tarihi
Google Grupları
Türk ve Dünya Tarihi grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Site İçi Arama Motoru
Ana Sayfa Tarih Bilimi Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları

 

Kaplıca Şifalı Su Çamur Su Water Meslek Dersleri